Kredi derecelendirme, araştırma ve risk analizi kuruluşu Moody’s’e göre sigorta sektörü, COVID-19 salgınının ardından geçen beş yılda önemli dönüşümler yaşadı.
Moody’s özel raporunda, salgının çeşitli sektörleri nasıl yeniden şekillendirdiği vurgulanırken, özellikle artan ölüm oranları, faiz oranlarındaki değişimler ve ticari gayrimenkul sektöründeki dalgalanmalar nedeniyle sigorta sektörü üzerinde özellikle etkili olduğu vurgulandı.
Rapora göre, salgının hayat sigortacıları üzerindeki ilk etkisi artan ölüm oranlarıyla görüldü. Ancak, genel nüfusta ölümlerde yaşanan artışa rağmen, sigortalı ölüm oranı, özellikle bireysel poliçelerde, belirgin şekilde düşük seyretti ve bu durum sigortacılar için ölüm tazminatlarında yalnızca orta düzeyde bir artışa yol açtı. Moody’s ayrıca, ölüm oranları üzerindeki baskının 2024 itibarıyla büyük ölçüde dengelenmiş olmasına rağmen, birçok hayat sigortacısının ölüm oranları eğilimleri açısından pandemi öncesi seviyelere döndüğünü belirtiyor.
Faiz oranlarındaki hareketler ve ticari gayrimenkuldeki süregelen zayıflık gibi dolaylı sonuçlar ise sigortacılık sektörü üzerinde daha uzun süreli etki yarattı. Moody’s analizine göre, başlangıçta bir zorluk olsa da faiz oranlarındaki artış sigortacılar için faydalı oldu ve ürünlerinin karlılığını artırdı. Bu yüksek oranlar hayat sigortası ve yıllık gelirlerin cazibesini artırarak sigortacıların finansal konumlanmasını iyileştirdi.
Ayrıca, hayat sigortacılarının genellikle önemli yatırımlar yaptığı ticari gayrimenkul sektörü, pandemi sonrasında zorluk çekmeye devam etti. Moody’s, kredi koşullarındaki iyileşmeye rağmen ticari gayrimenkulün performansının zayıf kaldığını ve bunun sigortacıların bilançoları üzerinde baskı yarattığını gözlemliyor. Buna rağmen, rapora göre sigortacılar bu zorluklarla stratejik varlık çeşitlendirmesi ve ihtiyatlı finansal yönetim yoluyla başa çıktılar.
Moody’s ayrıca birçok ülkede yaşam beklentisi seviyelerinin 2024’e kadar pandemi öncesi rakamlara geri döndüğünü, ancak uzun vadeli ölüm eğilimleriyle ilgili endişelerin devam ettiğini vurguluyor. Pandemi sırasında daha da kötüleşen obezite ve hareketsizlik gibi kronik sağlık sorunları halk sağlığı için zorluklar oluşturmaya devam ediyor.
Sigortacılar açısından bu durum, özellikle emeklilik risk transferi piyasalarında gelecekteki riskleri ve fiyatlandırma politikalarını değerlendirirken belirsizlik yaratmakta. Moody’s, bu kalıcı sağlık sorunlarının, sektörün gelecekteki gidişatını belirlemede kritik bir faktör olduğunu ve sigortacıların önemli iş kararları alırken bu değişen ölüm oranlarını hesaba katmaları gerektiğini vurguluyor.
Sigorta piyasası bu devam eden değişimlere uyum sağlarken, Moody’s sigortacıların risk yönetim çerçevelerini giderek daha fazla iyileştirmeye odaklandıklarını belirtiyor. Ölüm oranları eğilimleri ve ekonomik oynaklık etrafındaki süregelen belirsizlik nedeniyle, sigortacılar değişen piyasa koşullarını hesaba katmak için stratejilerini ayarlamalıdır. Bu, sigortacılık yaklaşımlarını yeniden düşünmeyi, ürün tekliflerini ayarlamayı ve pandemi sonrası dönemde karlılığı ve rekabet gücünü korumak için sermayelerini stratejik olarak yönetmeyi içerir.
Sonuç olarak, COVID-19 salgınının sigortacılık sektörü üzerindeki doğrudan etkileri hafiflemiş olsa da, daha geniş ekonomik ve sosyal değişimler sektörü etkilemeye devam ediyor. Moody’s raporu, sigorta şirketlerinin pandemi nedeniyle kökten değişen dünyada değişen riskleri yönetme ve yeni gerçeklere uyum sağlama konusunda dikkatli olmasının önemini vurguluyor.