Dr. Behlül Ersoy: Elmanın Diğer Yarısı

2023 yılında Türkiye’de, annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş üstü fertlerin tamamladığı en yüksek eğitim seviyesine baktığımızda yükseköğretimin %84,6 gibi göz kamaştırıcı bir orana ulaştığını görüyoruz. Çok da karmaşık olmayan bir denklem bu! Eğer çok kısa sürede topluma eğitimde çağ atlatmak istiyorsanız önce kadınlardan başlamamız gerekiyor.

-Dr. Behlül Ersoy

Dünümüz, bugünümüz ve yarınımız kadınlar… Bir toplumun geleceğinin neye benzeyeceğini görmek istiyorsak bakmamız gereken yüzler onların yüzleri. Dünya nereye gidiyor sorusunun cevabını kocaman örneklemler içinde aramak pek gereksiz bir enerji kaybı. Bir toplumda kadınların geleceği ne derecede güvendeyse o toplumun geleceğinin parlak olacağından o derece emin olabiliriz. Bu pozitif ve güçlü korelasyonun farkında olan toplumlar, geleceklerinden endişe etmesinler!

Gelin her 8 Mart’ta kadınlar günü temalı boy boy reklamların fışkırdığı güzel ülkeme bir bakalım.  Bunun için yazımızın devamındaki tüm istatistikleri derlediğimiz Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve UN Women Türkiye ortak yayını olan “Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2024” e göz atalım. 1

Türkiye nüfusu 2024 yılı verilerine göre 85 milyon 664 bin 944 kişi ve bunun %49,98’i kadınlardan oluşuyor. İşte neredeyse toplumun yarısına isabet eden bir oran. Siz bir hazineyi saklar gibi kadını toplumdan uzaklaştırmaya kalkarsanız o güzel elmanın yarısını kesmiş oluyorsunuz. Elmanın yarısını istediğiniz koşulda istediğiniz yerde ve tazelikte tutsanız dahi diğer yarısı çürümeye mahkûmdur.

Eğitimde çağ atlamanın anahtarı kadınlar

Toplumun geleceği için dikkate alınması gereken en önemli kırılım ise kadınların eğitim düzeyi. 2023 verileriyle, Türkiye’de 25 yaş ve üzerindeki nüfusun bitirilen eğitim düzeyine göre dağılımına baktığımızda yükseköğretim mezunu erkekler %26,2 iken, kadınlarda bu oran %22,7’dir.  Memnuniyetle belirtebiliriz ki, arada çok büyük fark bulunmamakla birlikte kadınlarda yükseköğretim mezunlarının oranının artan bir trende de sahip olduğunu gözlemliyoruz. Ama elimizde eğitimli kadınların geleceğimizi nasıl şekillendirdiğine dair çok daha kesin bir kanıt var. 2023 yılında Türkiye’de, annesi yükseköğretim mezunu olan 25 yaş üstü fertlerin tamamladığı en yüksek eğitim seviyesine baktığımızda yükseköğretimin %84,6 gibi göz kamaştırıcı bir orana ulaştığını görüyoruz. Çok da karmaşık olmayan bir denklem bu! Eğer çok kısa sürede topluma eğitimde çağ atlatmak istiyorsanız önce kadınlardan başlamamız gerekiyor.

Bir de ilim irfan yuvası akademiye bakalım… Bildiğiniz üzere rektörlük, üniversitelerin yönetimsel olarak en üst makamıdır. Türkiye’de 2003-2004 yılları arasında bu zor görevi üstlenen hocalarımızın cinsiyet dağılımına baktığımızda devlet üniversitelerindeki kadın oranının sadece %3,9, vakıf üniversitelerinde ise %18,7 olduğunu görüyoruz. Yorumu siz değerli okuyucularımıza bırakıyorum.  Akademinin diğer tarafı olan bilim insanlarının cinsiyete göre dağılımında ise manzara daha aydınlık. Buna göre, Türkiye’de 2003-2004 yılları arasında yükseköğretimde görevli profesörler içerisinde kadın oranı %34,6’dır. Bu oran erkeklere göre görece düşük olsa da Türkiye’de kadın doçentlerimizin oranı umut veriyor. Akademik yükselişin sondan ikinci durağı olan doçent oranlarına baktığımızda kadın oranı %42,1’dir. Bu demek oluyor ki önümüzdeki yıllarda akademimizde profesör cübbeli daha çok kadın göreceğiz.

Geleceğin sigortası

Artık bir karar vermemiz gerekiyor. Geleceğimizi garantiye alacak geniş kapsamlı bir teminata ihtiyacımız var. Hem de bunu en düşük maliyetle yapmalıyız. Özetle geleceğimizi sigortalamalıyız. O zaman çok uzaklara gitmeyelim, hemen yanı başımıza bakalım, elmanın diğer yarısı kadınlara… İşte onlar, toplumun sigortası.

Son olarak tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarım, iyi ki varsınız, iyi ki diğer yarımızsınız…

Kaynak:

  1. TÜİK ve UN Women, (2024). Türkiye’de İstatistiklerle Kadın 2024, https://www.tuik.gov.tr/media/announcements/istatistiklerle_kad%C4%B1n2024.pdf (Erişim: 8.03.2025).